Yazar Behçet Çelik ile Hüseyin Bul Söyleşisi

16 Haziran 2018

 

Özellikle sevdiğiniz bir kelime var mı?

Merdümgiriz kelimesini severim.

Sizi ne heyecanlandırır, en son ne zaman, ne için heyecanlandınız?

Güzel bir öykü okuduğumda farklı bir heyecan duyarım. Galiba en son geçtiğimiz günlerde Stuart Dybek’in Chicago Kıyıları’nı okurken bazı öykülerde sözünü ettiğim heyecanı duydum.

İnsanın hangi hali sizi rahatsız eder?

Karşısındaki konuşurken dinlemeyip sabit bakışlarla bakan, anlamaya hiç çalışmamasına rağmen karşısındakini ve/veya söyleyeceklerini çok iyi tanıyıp bildiğini hal ve tavırlarıyla iddia eden insanlardaki bu hal son zamanlarda çok rahatsız ediyor beni. Hatta bir isim verdim bu hale: “Aktif dinlememe” diyorum.

Aidiyet duygunuz var mı?

Aileme ve dostlarıma karşı var olduğunu sanıyorum.

Edebiyat ne işe yarar?

Her zaman baktığımız yerden farklı bir yerden ve farklı bir şekilde bakıp anlamaya.

Türkiye’de edebiyat dergilerinin “vurucu” etkisi azaldı mı?

“Vurucu”yla ne kast ettiğinizi tam anlamadım ama edebiyat dergilerinin etkisi hayli azaldı, dergilerin gündem belirlediklerinden, bir eksikliği ya da yanlışı tartışmaya açtıklarından vs söz etmek çok zor.

Güldürü, komedi deyince aklınıza kim geliyor?

Soruyu “kim” diye sormuşsunuz, ama sorunuzu okuduğumda aklıma ilk olarak bir televizyon dizisi geldi: The Big Bang Theory.

Çalışmak gerçekten de kutsal mıdır?

Severek, isteyerek çalışmıyorsanız kutsal değildir. Severek, isteyerek çalışmak da insanın varlığına, var oluşuna, canlılığına anlam kattığı için kutsaldır.

 

Behçet Çelik – Özyaşam Öyküsü
Behçet Çelik 1968’de Adana’da doğdu. Adana Anadolu Lisesinden 1986’da, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1990’da mezun oldu. İlk yazısı 1986’da Yeni Adana gazetesinde, ilk öyküsü 1987’de Varlık‘ta yayınlandı. Çeşitli dergilerde öykü, yazı ve çevirileri yayınlanan Çelik, Yazılı Günler ve Virgül dergilerini yayınlayanlar arasında yer aldı. 1989’da Akademi Kitabevi Öykü Başarı Ödülünü kazandı; Gün Ortasında Arzu isimli öykü kitabı 2008’de Sait Faik Hikâye Armağanına, Diken Ucu adlı öykü kitabı da 2011’de Haldun Taner Öykü Ödülüne değer bulundu. Kaldığımız Yer, Erendiz Atasü’nün öykü kitabı Kızıl Kale ile birlikte 5. Türkan Saylan Sanat Ödülüne layık görüldü.
İki Deli Derviş (1992), Yazyalnızı (1996), Herkes Kadar (2002), Düğün Birahanesi (2004), Gün Ortasında Arzu (2007), Diken Ucu (2010), Kaldığımız Yer (2015) ve Yolun Gölgesi adlı öykü kitaplarının yanı sıra Dünyanın Uğultusu (2009) ve Soluk Bir An (2012) adlı romanları ile Sınıfın Yenisi adlı ilk gençlik romanı (2011) yayınlandı. Çelik’in doğup büyüdüğü Adana üzerine yazılmış yazılardan oluşan Adana’ya Kar Yağmış (2006) adlı bir de derlemesi ve Ateşe Atılmış Bir Çiçek/ Yazarlar, Kitaplar, Okuma Notları(2012) adlı bir deneme kitabı bulunmaktadır. Behçet Çelik’in “Çok Tanıdık, Çok Bildik” isimli öyküsü ABD’de yayımlanan Istanbul Noir adlı kitapta, “Soğuk Bir Ateş” adlı öyküsü de Hollanda’da yayımlanan Stad en Mens adlı kitapta yer almıştır.