Dedalus Yayınevi Kurucusu Sedat Demir ile Burak Irmak Söyleşisi

20 Ekim 2018

 

Yayıncılık maceranıza ne zaman başladınız ve sizi yayıncılığa ne yönlendirdi?

Yayıncılık maceram, eğer bana yayıncı diyebilirsek, Dedalus’tan az önce başladı diyebilirim. Daha çok editörlük yaptım. Yayıncılığım bu meslek ile beslendi açıkçası. Kitaplara yakın olma isteği mesleki yordamımı ve koşullarımı belirledi. Sadece istediğimi yapıyorum sanırım. Basılmasını istediğim kitapları basıyorum.

 

Şu an bulunduğunuz konuma hangi süreçlerden geçerek geldiniz?

İnanın buraya nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Bu kadar büyüyeceğini düşünmedim. Aslında istemedim de. Açık konuşalım. Biraz hızlı sanırım. Bir an bile durmadım. Oldukça sıkıntılı. 180 kitap olmuş. Her bir kitap tek bir süreç. Hepsinin bir hikâyesi var. Hepsi birer aşamaydı. Akşam bir yere oturup, kitabı çıkartıyordum çantamdan. Derin bir nefes alıp, kapağını kaldırmadan kitabı seyrediyordum. Aslında yine yapıyorum bunu. Gizli gizli.

 

Kuruluş hikâyenizden biraz bahsedebilir misiniz? Bir yayınevi kurma fikri nereden aklınıza geldi ve neden yeni bir yayınevi kurma ihtiyacı hissettiniz?

Dedalus 2011’de kuruldu. Benim maceram çok daha öncesine dayanıyor. Açıkçası bir dergici heyecanıyla, çok az bir sermayeyle başladı Dedalus. Heyecan yeterliymiş, ama çok daha fazla maddi imkân gerekiyormuş. Yıllar içinde güzelce fark ettim bunu. Başka yayınevlerine benzemek endişesi vardı. Entelektüel dünyada, bazı özgül alanlar boş ya da yeterli düzeyde işlenmemiş görünüyordu. Bazı ülkelerin edebiyatı, farklı tekniklerle yazılmış ve diğer yayınevlerinin ilişmekten çekindiği metinler gibi. Sanırım bu nedenler, biraz cesaret ve birkaç arkadaşın telkiniyle kuruldu. Bugüne değin nasıl geldik? İnanın şaşkınım. Biraz hızlı sanırım. Bizzat ben, kurmaca hakkında kafa yoran ve akademik çalışmalarıma ara vermeden devam eden birisiyim. Bu kimliklerimle diğer yayıncı arkadaşlar gibi muazzam bir yayıncı sayılmam. Dediğim gibi her şey dergici heyecanıyla başladı ve devam ediyor.

 

İlk dosya gönderimlerinde nasıl bir süreç izliyorsunuz? Genç yazarlara ilk kitapları konusunda tavsiyeleriniz var mıdır?

Her zaman söylerim: Öncelikle yazarın, ne yazdığını bilecek, bunu açıklayabilecek donanımı içerebilen kurmacaları önemsiyorum. Bir de, kendinden önceki geleneğe yaslanıp onu şerh edebilecek ve geleceği yapılandırabilecek metinlere bayılıyorum. Nihai olarak da, ana akıma kapılmamış metinler benim için en güzeli. Bunların ağız birliği yaptığı dosyalar belirliyor yayın programımızı.

 

Türkçe Edebiyat günümüzdeki durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Dünya Edebiyatında yankı uyandırmaya başladık mı?

Türk edebiyatının yurtdışında bilinirliğinin, onun niteliği kadar yurtdışındaki editörlere ve okurlara duyurulması ile ilgili daha çok. Alınan ödüller, fuarlar ve diğer çalışmalar bir nebze olsun yaygınlaştırıyor ama daha özenli ve yoğun çaba içinde olunması lazım. Bu faaliyetleri ne yazık ki yayınevleri tek başlarına gerçekleştiremiyor. Yayınevi, bir bütünün sadece bir parçası.

 

Döviz kurlarında yaşanan değişimler kâğıt fiyatlarının artışıyla birçok yayınevini olumsuz yönde etkilediğini biliyoruz. Bu etki ile başa çıkmak için yayınevleri farklı stratejiler izlemeye çalışıyorlar. Bu konuda Dedalus Yayınevinin durumu nedir?

Evet, maalesef.  Biraz şunu biliyorum. Coğrafi nedenlere kadar gidiyoruz kâğıt ve imkânları konusunda. İthal etmemizin nedenlerinden birisi de bu.  Daha az kitap basılacak mecburen. Ancak, toplumumuzun entelektüel üretim sürecine olan şahadeti, bize galaksi dışındaki yıldızların alevlenip sönmesi kadar uzak. Asıl bu mesafe ölümcül. Dedalus ise ne yapıyorsa, onu yapmaya devam edecek.

 

Sedat Demir – Özyaşam Öyküsü

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden yüksek lisans ve doktora derecelerini aldı. Walter Benjamin ve Walter Ong üzerine Sözlü İletişim konulu doktora düzeyindeki tez çalışmasını tamamladı. VarlıkKitap-lıkNotosRadikalPost Öykü,Cumhuriyet Kitap gibi birçok mecrada kritikleri, öyküleri ve söyleşileri yayımlandı, sekiz derleme çalışmasında öyküleriyle yer aldı.

Uzun yıllar editörlük mesleğinin içinde yer aldı ve kurmaca ve kuramsal metinlerin çevirisiyle uğraştı. Türklerin Tarihi (Lord Eversley-Sir Valantine Chrill) ve Yahudi Devleti(Theodor Herzl) kitapları, yazarın çevirdiği eserlerdir.

Demir ayrıca, “Kurmaca İşler” adlı seminerler dizisinin yöneticiliğini üstlenmiştir. Yurtiçinde edebiyat festivallerinde moderatörlük yapan yazar, Hollanda’da European Literature Night’da ülkemizi kurmaca yapıtıyla temsil etmiştir.

Yazarın Küçük Paris Fena Öksürüyor adlı kurmaca yapıtı, ve Umberto Eco ve Yazınsal İletişim: Yazı ve Yorum adlı çalışması 2016 yılında yayımlandı. Demir aynı zamanda, kurucusu olduğu Dedalus Kitap Yayıncılık’ta yayın yönetmenliği görevini sürdürmektedir.