Aydın Meral

25 Temmuz 2018

 

-George Orwell’in Paris ve Londra’da Beş Parasız Romanı Üzerine Bir Söylem-

 

Kitabın içeriği temel bir örüntü (restoran çalışanları ve berduşluk) üzerine konumlansa da biçemin farklılığı ve konunun işlenişi; tek yapıda/kitapta roman, deneme ve kimi kez makaleye eğrilen bir biçeme dönüştürmüştür.

Kitabın Paris ile başlayan bölümü restoran işletmeciliği, restoran çalışanları ve parasız kalındığında bireyin toplumsal konumlanması ve buna ilişkin alımlamasına ilişkin olarak okuyucuya sosyolojik ve psikolojik veriler sağlamaktadır. Ayrıca dönemin tarihsel bağlamına ve ekonomik yönüne ilişkin anlatımlar, romana tek bir çizgiden akan kurgusal sözdizimler yerine katmanlı bir düşünsel yapı ve içerik sunmuştur.

Paris yaşantısından Londra yaşantısına geçişin eylemsel hareketi bıçak gibi kesilip yazar yaşam alanını kısa sürede değiştirirken; olayların karşılaştırması, metin içindeki gönderimsel öğeler ve çıkarsamalar, iki yönlü romanın tek bir düzlemde bütünlüğünü sağlamıştır.

Paris ve Londra’yı okuyucunun kafasında iki ekol/akım olarak betimleten Orwell, Paris’in başı boşluğunu özgürlükçü bir eğilime dayandırmakta ancak insana verilen değerinse aslında pek de itibar edilen bir kamusal veya sosyal alan olmadığını sezinletir. Londra ise daha kuralcı ve yasaların uygulanmasının var olduğunu vurgularken bireye verilen değerin daha görünür olduğunu cümlelerinde sezdirmektedir.

Paris’teki zaman diliminin çoğunu bedensel ihtiyaçlarını karşılamakla geçiren anlatıcı, işe girdiği restorandaki işleyişi, insanların iş saati ve iş dışındaki tavırlarını, çalışma alanındaki hiyerarşiyi betimlerken yaptığı anlatımlar olayların kurgusal metin düzleminden çıkıp gerçeğe öyle yaklaştırıyor ki yaşamının herhangi bir döneminde restoran ya da benzeri yerde çalışanların “bunları ben de yaşadım.” dedirtecek düzeydedir. Bir yazarın kurgusal vuruculuğunu ya yaşantıdan çözümleyip sunduğu gerçekler ya da etkin gözlemlerden sonra yazması, kuşkusuz yazın alanının başat konulardan biridir.

Orwell’in anlatım boyunca olayları anlatmak için gönderimde bulunduğu Hindistan ve Shakespeare atıfları, olayları yazarken okumalardan ve yaşantılardan edindiklerini aktardığı da değerlendirmemize alacağımız veriler.

Londra sürecinde özellikle berduşlarla olan yaşantıları ve bu berduşlar içinde farkındalık yaratan bazı bireyleri, bireysel ve sosyal yönden değerlendirirken yaptığı derinsel çözümlemeler, Orwell’in yazar olmasının yanında toplumsal düşünürlüğünü de yansıtıyor. Berduşluğun, bireysel ve toplumsal çözümlemelerini yaparken ve bunlardan elde ettiği çıkarsamalar yazarın düşünsel birikimini gözler önüne sermektedir.

Berduşluğun varlığını ve berduşluk kurumuna ilişkin sunduğu öneriler ise tek kelimeyle sosyal sağaltıcılıktaki başarısına örnek verilebilir. Ütopya kıvamında ama ayağı yere sağlam basan öneriler.

Kim bilir belki de bazı sosyal politikalar erklerce sadece uygulanmadığı için ütopya adını alır.

Yazarın 1984 ve Hayvan Çiftliği’ndeki metaforik kurgusal plan bu kitapta yerini salt gerçeklik düzeyine bırakmış.

Okuyanın kendini her anında terli hissedeceği restoran mutfakları Orwell’in kurgusal gerçekliğini gözümüze sokmaktadır.

Tabi mutfakta çalışan Orwell değilse!

 

George Orwell, Paris ve Londra’da Beş Parasız, Can Yayınları, 2018.

 

Aydın Meral – Özyaşam Öyküsü
2010 yılında Kocaeli Üniversitesi Türkçe öğretmenliğini bitiren yazar daha sonra Mardin Artuklu Üniversitesi Kürtçe Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans (2014), Anadolu Üniversitesi Sosyoloji (2016) ve son olarak 2016’da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Çocuk Edebiyatı üzerine yüksek lisans yaptı.
Daha önce Cins ve Notos dergilerinde birer öyküsü yayınlanan yazar halen bir internet sitesinde eğitim yazıları yazmakla birlikte; şiir, kısa öykü, yazınsal deneme ve dil öğretimi üzerine kitap çalışmaları sürmektedir. Yazar, Türkçe öğretmenliğini sürdürmektedir.