Fotoğraf: www.milliyetsanat.com

Yazarlarımıza, şairlerimize, edebiyatçılarımıza hayatlarını değiştiren, onları en çok etkileyen kitapları sorduk…

 

Şu an okuduğum kitap:

Nazan Bekiroğlu- Nar Ağacı

 

Keşke ben yazsaydım dediğim kitap:

Ben her zaman “Alaaam iyi ki yazar olma isteğim hiç yok” diyen biriyim. Şükürler!

 

Beni en çok düşündüren kitap:

Dönem dönem değişiyor. Ruh durumuma göre, sevdiğim canlarla yaşadıklarıma göre, ülkemizin yöneticilerinin verdiği kararlara göre, bir yazarın yaptıklarından dolayı uykusuz geceler geçirdiğimin sabahlarda da hemen değişebiliyor. Değişkenim. Şükürler.

 

Bir kitap okudum ve hayatım değişti” dediğim kitap:

Bir kitap okumamışımdır ve hayatım değişmemiştir ama bir kitap okuyup hiç hayatım değişmedi henüz.

 

Beni kahkahalarla güldüren kitap:

Son zamanlarda okuduklarımdan birini söyleyeyim. Duygu Yazıcıoğlu’nun Dört Enişte Bir Cenaze‘sini okurken çok güldüm.

 

Beni en çok ağlatan kitap:

Ayşe Sarısayın’ın Elif Daldeniz’i anlattığı kitabı Denize Yazıldı‘yı okurken hayatımda hiçbir kitabı okurken ağlamadığım kadar ağladım. Oya Baydar’ın nehir söyleşisi Aşktan ve Devrimden Konuşuyorduk editör hatalarına rağmen beni çok ağlatan bir kitap oldu. Oya Baydar’a bunu söylediğimde beni ağlattığına çok üzüldü. Keşke bu ülke Oya Baydar’ı bunca üzmeseydi…

 

Okumadığım için utanç duyduğum kitap:

Cerventes- Don Quijote

Henüz bitiremediğim için utandığım bir kitap da var.

Elias Canetti’nin Körleşme’sine başladığımda o dönem birlikte çalıştığım Göksun Bayraktar bitiremeyeceğimi söylemişti. Hala vazgeçmedim Göksun, sadece çok özel bir zamana saklıyorum. Kadın kahramanın mobilyacıya gittiği yerde kaldım…

 

En çok abartılan kitap:

Ne çok var böyle kitap.

Gölgede kaldığını düşündüğüm kitap:

Gölgede kaldıysa bir nedeni vardır, kalmaya devam etsin, güneşi hak ediyorsa elbette bir gün yeniden doğar.

 

Çocukluğumun ilk kitabı:

İlk okuduğum kitabın görsellerini hatırlıyorum ama hala yazarını bulamadım. Annemin temizlikçi olarak çalıştığı dönemin İstanbul’undaki en önemli tekstil fabrikası Dokusan’da çocuğu olan çalışanlara yılbaşı hediyesi olarak verilmişti. Yıl 1983’tü. Bir fabrikanın çalışanlarına böyle bir hediye vermesi ne kadar muhteşem bir şey. İlk kendi harçlıklarımı biriktirerek aldığım kitabı da hatırlıyorum. Söğütlüleşme ortaokulunun karşısındaki kırtasiyeden Halide Edip Adıvar kitaplarını almıştım. Sinekli Bakkal ve Türkün Ateşle İmtihanı kesinlikle altıncı sınıfta okunmaması gereken kitaplardı.

 

Arkadaşlarıma hediye olarak aldığım kitap:

Çok değişken. Kitap hediye etmeyi çok severim. Ne oldu da “kitap en güzel hediyedir” kötü bir şey haline geldi bilmiyorum ama kitap kesinlikle en güzel hediyedir, her yaşta, her sebeple…

 

En sevdiğim biyografi kitabı:

Liz Behmoaras’ın Suat Derviş kitabından çok etkilenmiştim. Nişantaşı’ndaki sonu çok acıklıdır. 2019 medyasının ve elbette ülkemizin neden böyle olduğunun ipuçları gizlidir o kitabın her satırında. Keşke bu kitabı gazetecilik okuyan her genç, yazar olmak isteyen herkes okusa diye düşünüyorum.