Karşımdaki kitaplığımda yığınla kitap ve bunlar arasındaki yazınsal kuram kitapları… Virginia Woolf, Umberco Eco, Semih Gümüş, Murat Gülsoy, Jale Parla, Terry Eaglenton, Walter Benjamin… Her biri kendi yazınsal, toplumsal, düşünsel ve süreçsel bağlamında söyledikleriyle yazın alanında yer edinmiş köşe taşı olan isimler…

Algıladıkları ve algılattıkları yazının öznelliğine tabi olsa da, bu kişiler referans kabul edilen otoritelerdir.

Yazından ve yaşamdan aldıklarını dönüştürüp tekrar yaşama ve yazına sunan yazarların neden yazdıkları sorusunun cevabı, her yazarın bireysel farklılığına dair açıklamadır da. Cevapları, onların bireysel yönelimini de ifade eder. Yazma süreçleri ya da tekniklerinin farklılığı, yazma nedenlerinde de kendini gösteren bir yöndür. Kimisi huzursuzluğunu gidermek için yazarken bir diğeri varoluşsal problemlerine cevap aramaktadır belki de. Kalabalıklaşmak, çoğalmak ya da borcunu ödemek için yazıyor olmaları sanırız bu nedenselliğin çeşitliliğini göstermektedir.

Bu kez kuramı, tespitleri, yazarların kendi iç süreçlerine yönelişleri hakkındaki tartışmaları bir köşeye bırakıp çocuklara sormak istedik. “Çocuğun alımlaması, yazarı/yazarları okurken olay örgüsü ve biçemden vardığı yargılar, yazarın neden yazdığına dair ipuçları da taşır mı?” sorusuna yanıt aramaya çalıştık. Aradığımız bir başka işaretse okulda öykü yazan, kurguyla düşünen, gözlemleyen ve olası bir yazar adayı olma potansiyeli taşıyan çocukların ileride olası yazma edimlerinin bugünde saklı nedenleri…

Okuma kültürünü yeni yeni edinen çocukların, çeşitli yazarların seçkilerinden örnekler okumaları, yazarla aralarında fikirsel herhangi bir engel ya da algısal mesafenin bulunmaması onların, yazarın neden yazıyor olabileceğine ilişkin alımlamasında kuramsal ve yazınsal bir bilgi kirliliğinden arınık olmalarını sağlayacak ve bu bağlam, çocukların “tahminlerini” daha objektif kılacaktır. Bu tahminlerin değerlendirmesini okur ve yazarlara bırakarak, aradan çekiliyoruz.

 

Yazılı olarak sorulan “Yazar neden yazar?” sorusuna bazı öğrencilerin verdikleri yanıtlar:

 

D.B.-13 Yaşında/Kız:

“Karşılaştığı olumlu ya da olumsuz durumlar karşısında farklı pencerelerden bakma, gözden kaçırdığı ayrıntıların farkına varmak için. Belki de yazmak artık; yemek yemek, su içmek, nefes almak gibi bir ihtiyaç olmuştur. Bir olay karşısında kendi düşüncelerini geniş bir kitleye duyurmak, insanları belli başlı konularda bilinçlendirmek için… düşüncelerini sadece özgürce anlatabileceği yazmak olduğundan, kendini dış dünyadan soyutlamak ve kendi iç dünyasına kapanmak için psikolojik bir durumda kendini yazmakla ferahlatmak için. İç zenginliğini arttırmak için.”

 

D.B-13 Yaşında/Erkek:

“Yazar içindeki mutluluğu dışarı çıkarmak için.”

 

E.D-13 Yaşında/Kız:

“Bence bir yazar kendini yalnız hissettiği zamanlarda çok güzel öyküler ve romanlar yazar. Sonuçta kendini yalnız hissediyor, kimsenin olmadığı bir yeri anlatıyor. Okuyucularına bir çocuğun/yetişkinin maceralarını/hayatını anlatıyor.”

 

M.F.O-13 Yaşında/Erkek:

“Kendisini çok yalnız hissettiği anda… Çok yalnız olduğunda yazar.”

 

R.O-13 Yaşında/Kız:

“Kendini duyurmak istediğinde… Yazarlarının her birinin yazma nedeni farklıdır. Hepsinin aklından başka bir şey geçer, bunu bilemem ama ben kendim kitap yazsaydım nedenim asla yalnızlık olmazdı.”

 

S.O-13 Yaşında/Kız:

“Kendi yaşamından esinlendiği, anılarını ölçülü bir metin oluşturduğunda. İnsanlarla paylaşmak istediğinde.

 

S.A-13 Yaşında/Kız:

“Hayatı gerçek gördüğü zaman… Hayatı anlatmayı ve onun ne olduğunu anlatmak için yazar.”

 

Z.T-12 Yaşında/Kız:

“İlham geldiğinde ya da çok şey biriktiğinde. Veyahut hayatında çok olay olduğunda. Mutlu anılarını hatırladığında anılarını kâğıda dökmek ister. Kendisini yalnız hissettiğinde. Ne bileyim yani içini dökmek istediğinde ya da kendisini kanıtlamak için.”

 

S.Y-12 Yaşında/Kız:

“Bence bir yazar, üzgün olduğunda hayatı iyi gitmediğinde ve hep aksiliklerle dolu olduğunda yazar. Ben bir yazar olsaydım hep üzgün olduğum zamanlarda yazardım çünkü aklımıza daha çok şey geliyor…. Neden yazmaya gelince de içini dökmek ister sayfalara ve rahatlamak istediği içindir. Okumak bir sanattır ve yazmak sadece bunun bir koludur.”

 

 

Paylaş
Önceki İçerikUsta Bir Kalem, Muzip Bir Bilge
Sonraki İçerikCaz Çağı’nda Kaybolmak
2010 yılında Kocaeli Üniversitesi Türkçe öğretmenliğini bitiren yazar daha sonra Mardin Artuklu Üniversitesi Kürtçe Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans (2014), Anadolu Üniversitesi Sosyoloji (2016) ve son olarak 2016’da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Çocuk Edebiyatı üzerine yüksek lisans yaptı. Daha önce Cins ve Notos dergilerinde birer öyküsü yayınlanan yazar halen bir internet sitesinde eğitim yazıları yazmakla birlikte; şiir, kısa öykü, yazınsal deneme ve dil öğretimi üzerine kitap çalışmaları sürmektedir. Yazar, Türkçe öğretmenliğini sürdürmektedir.