Fotoğraf: morza.co

Ufuk Yeşil

24 Temmuz 2018



-Popüler roman okuru avutur. Edebi roman rahatsız eder. Biri seni oyalarken öteki beyin çarklarının boşa dönmesini engeller.

-Popüler roman sorgulamadan kabulleniştir. Merak duygusunu tazeler. Okuru son cümleye kadar esir alarak beyhude sürükler. Hemen tüketilir. Zihinde kolaylıkla eriyip gitme özelliği taşır. Edebi roman alır, okuru baştan yaratır. Her okuma bir dirilmedir.

-Sorunsal roman özünde bir çatışma barındırır. Okuru metaforların çapraz ateşinde bırakır. Kurgu, anlatı, karakter yazarla kurulacak ilişkiye bağlıdır. Aksi halde biçimlenen anlam çözülüp ölür.

-Haberdar olma gücü, kolay ulaşım, iyi pazarlama sonucu popüler kitap çok satanlardaki yerini alır. Arka kapağında övgülerden hareketle zevk ve ihtişam bahşeder.

-Edebi roman acı bir gülümseme iliştirir. Kara mizah, ironi, eleştiri, alegori sıkça kullanılır. Bir düşünce ve duygu yıkımı gerçekleştirerek zihninizi estetik mimari vaadiyle imara açar.

-Popüler roman her yönüyle üryandır. Çünkü herkes onu görür, bilir, ona dokunur. Ve mutlaka ayrı bir tezgah kurar okura. Bu tuzağa düşmeyen kimdir?

-Edebi romanlar edebiyatın demir yumruğudur. Sayfalar dolusu temsil, tasvir, tenkit, teferruat yorsa da bu elbet istenen bir yüktür.

-Popüler doğurgandır. Sapkınlık çoğalıverir. Düzene burun kıvıran, yakışıklı, anarşist bir genç pek tabii kahraman olabilir.

-Edebi romanla birlikte kişi huzursuzluğu ve sancıyı satın almış olur. Sanat baskıdan doğduğu için. Ve umudun rengi yoktur burada. Çocuk kitaplarının öğüt vermediği gibi umut aşılama ereği taşımaz.

-Popüler romanları basan yayınevlerinin yaratım sürecine saygısı yoktur. Kelime kelime üstüne biner ve derinsiz cümleler boy verir. Hız önemlidir. Seri üretim silahtır. Her şeyi bilme isteği gerçek okurun ölümüdür.

-Edebiyat mutluluk satmaz. Gaz vermez. Doyurmaz. Şayet kişi midesi olduğunu düşünüp okuyorsa bu yolculuk mutfakta sonlanır. Edebiyat eğlendirmez. Amaç eğlenmekse avm, lunapark iş görecektir.

 

Bir düşünün abiler.*

*Ece Ayhan dizesi

 

Ufuk Yeşil – Özyaşam Öyküsü 
11 Ekim 1993 tarihinde Hatay’da doğdu. İlk ve ortaöğretimi burada bitirdi. 2011 yılında başladığı Kilis 7 Aralık Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünü 2015 yılında tamamladı. Meb bünyesinde Türkçe Öğretmeni olarak görev yapmakta. Oğuz Atay’ın Beyaz Mantolu Adam öyküsü üzerine yazdığı makale 2015’te Edebistan sitesinde yayınlandı. 2017’de Yeni Papirüs dergisine Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ile Fitnat romanına dair inceleme yazdı. Fakir Fikirler, Felsefe Hayat, Sanat Duvarı gibi yayınlarda deneme, eleştiri ve şiirleri yayınlandı. Üzerine çalıştığı bir şiir dosyası var. Basılı ve sanal yayınları aktif şekilde takip ediyor. Düş yolcusu, sinema meraklısı, şiir dostu…