“Mesele eşcinsel arzu değildir, eşcinsellik korkusudur: Kelimenin tek başına neden kaçışları ve nefretleri harekete geçirdiğini açıklamak gerekir. Öyleyse biz de heteroseksüel dünyanın “eşcinsellik” üzerine nasıl söylemde bulunduğunu ve fantezi geliştirdiğini inceleyelim.”

Guy Hocquenghem, Le Desir Homosexuel (Eşcinsel Arzu), 1972.

 

Guy Hocquenghem’in sözüyle başlıyor “Giriş”e Louis-Georges Tin. 1974 yılında Fransız kolonisi Martinik’te doğdu. Yaşamı boyunca homofobi ve ırkçılığa karşı mücadele etti. Fransa’da bu mücadelenin en önemli temsilcisi oldu. Bununla birlikte IDAHO ve CRAN komitesinin kuruculuğunu üstlendi. Çeşitli üniversitelerde heteroseksüellik ile birlikte ırkçılık ve homofobi hakkında birçok dersler verdi. Tin’in en önemli, en vurucu çalışmalarından biri Türkçeye kazandırıldı. Özgün adı Ditionnaire de L’Homophobie olan Homofobi Sözlüğü, Sel Yayınları LGBT kitaplığından çıktı. Editörlüğünü Cihan Özpınar’ın yaptığı eser, Fransızcadan Melis Tezkan ve Okan Urun çevirdi. Eser, ne kadar sözlük olarak adlandırılsa da bir derleme, antoloji çalışması olarak da sınıflandırılabilir. Sözlüğün açılışı “Önsöz”, “Giriş” ve “Güldeste” ile başlar. Sonra yetmiş sekiz yazarın, kelimelerin anlamlarıyla birlikte, tarihsel ve toplumsal olarak ne ifade ettiği üzerine yazılmış makaleler, alfabetik sıralayla sözlüğün veyahut antolojinin sayfaları çevrilir.

Eşcinsel kimliği ile tanınan 2001-2014 yılları arasında görev alan Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoé’nin “Önsöz”üne değinmemek olmaz. Lgbti+ hareketinin politik sembolü olarak kabul edilen Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoé, anayasanın öneminden bahsederken, her ayrımcılığın bir şiddet olduğunu vurgular. Ancak anayasanın bu çerçevede yeterli, etkili bir güç göstermediği de aşikâr. Buna karşın, derneklerle birlikte başlatılan mücadelelerin kısmen de olsa karşılığı alınabilmekte. Bertrand Delanoé yazısında, olumlu bir farkındalık yaratan girişimlerden bahsetse de, günümüzde sorunlar devam ettiği gibi, çözülebilmiş değil. Özellikle anayasa düzenlemelerinde, ayrımcılık şiddetini önleyen yetkin bir kanun yürürlüğe girmiyor. Yine de siyasi gündeminde görünürlüğünü kazandırması açısından bir değer teşkil eder Delanoé. Böylelikle Lgbti+’nin varlığı siyasi gündemde daha da güçlenecektir.

İlk olarak ‘homofobi’ sözcüğü 1969’da kullanılır. Uluslararası bir kavrama dönüşmesine rağmen Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde ve diğer sözlüklerde “homofobi” kelimesi yer almaz. Ancak kitabın giriş kısmında yazar, geniş bir etimoloji bilgisi verir. Tarihsel bir sıralamaya göre uğradığı anlamsal değişimlerinden bahsederek kronolojik bilgi sunar. Ve sözlüklerde yer edinememiş “homofobi” kelimesinin, bir derleme olarak Türkçeye çevrilmesi, büyük bir boşluğu doldurur. Hem sosyal anlamda, hem akademi anlamında önemli bir kaynak olma görevini üstleniyor. Bununla beraber, günümüzün homoseksüelliğe karşı bakış açısını değiştirecek, bir birikim var elimizin altında. Eski yıllara oranla, görünürlüğü artmış olsa da, zihniyet olarak henüz bir hareketlenme yok. Louis-Georges Tin’in de dediği gibi tamamen zamanlama meselesidir. Kitabın “Giriş” kısmında Tin, genel hatlarıyla homofobiyi anlatır. Ardından homofobik sözlerden oluşan küçük bir “Güldeste” sunar.

“Söz konusu olan, hepsini aynı potada eritip tüm bu insanların bir tür bayağı ve karanlık yüz karasında eşdeğer olduklarını ileri sürmekten çok, homofobik söylemlerin çağları ve ayrışmaları aşan aşırı sayıda çeşitli bağlamlar içinde bulunduğu ve sözlük yazarlarının makalelerde analiz etmeye çalıştığı farklı anlamları olduğunu göstermektedir,” diyen Tin, homofobinin artık sessizliğe gömülemeyeceğini, yaptığı çalışma ile dile getirir. Benzer bir çalışmanın Türkiye için de yapılabileceğini gösterir. Hatta yapılmalı. Homofobinin, Türkiye’deki açılımı için tarihi ve toplumsal olarak bir kaynak oluşturulabilir pekâlâ. Şaşırtıcı bir çalışma olacaktır. Homofobi şiddetinin azaldığı düşünülse de, günümüz içinde var olabilmenin güçlüğü devam etmekte. Homofobi Sözlüğü, bunun en büyük kanıtı gibidir. Sadece iyimser değişimleri değil, nefret ve şiddet ile yaşanılanlar da kayıta alınmış. Bu bakımdan, merdivenin hangi basamağında neler yaşandığı konusunda fikir vermektedir Homofobi Sözlüğü. Ne kadar 21. yüzyılda imkânlar iyileşmiş olsa da homoseksüel olduğu için hapis ve idam cezası veren ülkeler halen vardır. Homoseksüelliğin hukuk içinde yer almadığı birçok ülkede şiddet devam etmekte. Görünürlüğün artması, bir iyileşme olarak görülmemeli. Bununla ilgili Tin’in şöyle bir yaklaşımı vardır. “Esasen, bunalımlı kötümserlik ve huzurlu iyimserlik, tamamen hayalî varsayımlara dayanan iki tutum olmaları bakımından düşünce ve eylem için iki simetrik engeldir: Homofobi her zaman var oldu ve her zaman var olacak, o toplumların bir değişmezi durumunda; ya da tam tersi şekilde: Homofobi geçmişe ya da arkaik toplumlara aittir, ancak dünyada ört ve âdetlerin evrimi ve insan haklarının sürekli ilerlemesi ile ortadan kalkma eğilimindedir. Esasen homofobi ne yenilmesi imkânsız tarih aşırı bir yazgı, ne zamanla kendiliğinden yok olacak bir tarih tortusudur. Birçok yankısı olan, ortak tepki verilmesi ve önceden üstünde düşünülmesi gereken insani, ciddi ve karışık bir sorundur.”

Meşru kılınan heteroseksist sistemin, mümkün olabilecek tek cinsel yönelimin heteroseksüellik olduğunu dikte eden yapının temelinde toplumsal öğretilerinin var olduğu bilinen bir gerçek olsa da, sistemi sarsacağını düşünen eşcinsellerin varlığı hâlâ korkutabilmekte. Korkunun ortaya çıkardığı homofobi ise bakış açıyı körleştirmekte. Bu noktada Homofobi Sözlüğü, sadece eşcinselliğin kavranamamış birçok boşluğa değinmiyor, heteroseksizmin şartlandırdığı, bir savunma mekanizmasına dönüşmesinin sebeplerini de açıklıyor. Her iki konuyu ele alması, karşılaştırma tekniği ile temelinin irdelenmesi daha sağlam görüşler kazandırmakta Homofobi Sözlüğü.

Devlet homofobinin yanında daha çok toplumsal homofobi üzerinde duran Louis-Georges Tin, kalıplaşmış bir düzenin sonucu olarak nitelendirir. Düzenin iskeletini oluşturan en büyük etken, toplum ve devlet tarafından onaylanma isteğidir. Mükemmel bir “normal” olma ihtiyacını doğurmakta beraberinde. Normalliğin “normal” olmadığını vurgulayan Homofobi Sözlüğü, eleştirel bir bilgi birikimidir. Homofobi için verilen mücadelenin de bir temsilidir. Yaşanılan şiddete karşı bilinçlendirme harekâtı olarak da görülebilir.

Kolektif bir çalışma sonucunda yetmiş sekiz yazarın makalelerinden oluştuğu Homofobi Sözlüğü, ahlaki, hukuki, tarihi, toplumsal ve sayılabilecek birçok alan içinde homofobinin irdelenmesi, gerçeğin görünmeyen yönlerine ışık tutarak bir kılavuz niteliğini taşımaktadır.

 

Homofobi Sözlüğü, Derleyen: Louis Georges Tin, Çev: Melis Tezkan ve Okan Urun, Sel Yayınları, 2018.