‘hep kitap’ Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yüce Başarır İle Yayıncılık Üzerine Söyleşi

7 Ekim 2018

 

 

Tekrar basımlar dışında yılda kaç kitap yayımlıyorsunuz? Bu kitapların telif ve çeviri olmak üzere dağılımı nedir?

40 civarı yetişkin, 80 civarı da çocuk kitabı yayımlıyoruz yılda. Yetişkin kitaplarında telif-çeviri oranı yüzde elli gibi. Çocuklarda ise çeviri kitaplar yüzde 60’a kadar çıkıyor. Ama biz genç bir yayıneviyiz malum, yetişkin kitaplarında bu oran zamanla telif kitaplar lehine değişecektir.

 

Bir kitabı yayına hazırlamak ne kadar zamanınızı alıyor?

Doğrusu bu soruya çok kesin bir yanıt vermek mümkün değil. Bazı kitaplar aylarca sürebiliyor, bazısı üç-dört haftada yayına hazır hale geliyor. Ama illa ortalama bir süre vermek gerekirse dört-altı hafta denilebilir.

 

Dünya ve yerli edebiyatın yanı sıra atölye, felsefe, tarih, anı, bilim, kişisel gelişim, seyahat gibi çok geniş bir yelpazede yayıncılık yapıyorsunuz. Yayın programına aldığınız kitapları nasıl belirliyorsunuz?

Genç bir yayınevi olarak yayıncılık alanımızı yavaş yavaş geliştirmekten yana olduk hep. Önce edebiyat, sanat ve çocuk kitaplarıyla başladık. Sonra kurgu dışının çeşitli alanları katıldı programa. Bu seçimleri yaparken de sektörde neler yapılmadı ya da neler, nasıl yapılmadı diye baktık esas olarak. Örneğin Atölye serisi böyle bir bakış açısının ürünüdür. Yazmak ya da daha genel söylemek gerekirse, sanatsal anlamda üretmek çok kişinin ilgisini çekiyor ve bu alanda çeşitli kitaplar okuyucuyla buluşuyordu. Ama Atölye adında bir çatının altında birleşince hepsi daha görünür ve ilgi çekici oldu. Meraklısının aradığında rahatlıkla bulabileceği bir çatı sunduk okura. Her yeni kitabı da böyle bakarak seçiyoruz. Örneğin seyahat kitapları gibi bir alan düşünmüyorduk aslında ama Nazlı Gürkaş’ın kitabı Zeytin Ağacının Gölgesinde Yunanistan’ı ilk okuduğumda gezmek isteyen ama çılgınca para harcamak istemeyen insanlara da seçenek sunabilecek farklı bir çalışma olduğu için ilginç geldi. Ve böylece bir de seyahat kitabımız oldu. Yayın kurulunda hep nasıl farklılaşabiliriz ya da farklılıkları nasıl kendi çizgimize uygun bir biçimde sunabiliriz diye de tartışıyoruz kısaca. Tek tek kitaplar üstünde konuşmak kadar genel bir çizgiye sahip olmak için de kafa yoruyoruz.

 

Genç ve yeni yazarların hep kitap’tan içeriye girmesinin önkoşulları nedir?

Aslında sanırım bu sorunun yanıtı bir önceki sorunun yanıtında gizli. Sağlam ve yetkin bir dille yazılmış olması, farklı bir bakış açısı sunabilmesi, hep kitap’ın çizgisine uygun olması kadar programın o anki doluluk oranı da etkiliyor yeni bir kitabın kabul edilmesini.

 

Gelen telif dosya başvurularının türlere göre dağılımı hakkında neler söylemek istersiniz?

Telif dosyası olarak daha çok roman ve öykü başvuruları geliyor hep kitap’a.

 

Yayımlanmaya değer bulmadığınız dosyalarda yazar adaylarının önünü açmak için görüşlerinizi ve önerilerinizi paylaşır mısınız?

Ne yazık ki bunu yapamıyoruz. Neden derseniz, yıllar içinde, bunun daha çok tartışmaya yol açtığını deneyimledik. Biz zaten küçük bir ekibiz, bu tartışmalara yeterince zaman ayırabileceğimizi düşünmüyoruz. Keşke, böyle bir mekanizmayı kaldıracak güce sahip olsak, ama değiliz.

 

Yayıncılık sektöründe kendinizi nerede görüyorsunuz?

hep kitap, genç bir yayınevi olarak kendini tanıtmayı başardı sektöre ve okurlara. Bunu mutlulukla ve gururla söyleyebilirim. Adı geçen ve çizgisi olan yayınevlerinden biri haline geldi. Genç duruşu benimseyen, bu duruşu seçtiği kitaplarla pekiştiren, biraz feminist, biraz direnişçi (hayatın ve çağın getirdiği koşullara kitaplarla direnmeyi önceliklerinden biri kabul eden), sanatı hayatın merkezine yerleştiren, çocuklara edebiyatı sevdirmeyi hedefleyen, onların sanatsal ve edebi zevklerinin gelişmesine de önem veren bir yayınevi olarak iki yıllık serüvenimizde çok sağlam bir yer edindik sektörde. Çünkü seviyoruz yaptığımız işi. Ve sanırım bu hissediliyor.

 

Instagram hesabınızı bir günlüğüne yazarlarınıza emanet ediyor, her salı, “Salı Atölyeleri” başlığı altında usta isimlerin yazmak üzerine tavsiyelerini, takipçilerinizle paylaşıyorsunuz. Sosyal medya platformları hakkındaki düşünceleriniz ve yayınevi olarak yaklaşımınız nedir?

Sosyal medyanın önemini kabul eden bir yayınevi hep kitap. Sanal yaşayan bir yayınevi değil ama sanal dünyadaki dostluklara da değer veren bir yayınevi. Orada da birbirini anlayan insanlar belli platformlarda birleşiyor, hatta daha çok o platformlar birleştiriyor artık insanları. Çağın gerçekleri böyle… Kaçamazsınız içinde bulunduğunuz çağın koşullarından… Tamamen esiri de olmamalısınız ama… Kendi dünyanızı çağın şartlarıyla ortaya koymak için sosyal medyadan daha güzel bir ortam yok. Orada da samimi ve yaratıcı olmak mümkün. Ve biz de elimizden geldiği kadar sayfalarımızı renklendiriyor, yine elimizden geldiği kadar hep kitap’ı ve hep kitap’ın ürettiklerini tanıtmaya çalışıyoruz tüm mecralarda.

 

Kurdaki ani yükseliş yayın programınızda herhangi bir değişikliğe yol açacak mı?

Biz genç olmanın ve küçük bir ekip olmanın şartlarıyla hareket ettik başından beri. Dolayısıyla programı çok yüklemedik, ekibi çok büyütmedik. Yeni dosyalar konusunda daha da dikkatli davranarak, önceden yaptığımız programı aynen uygulamayı hedefliyoruz şu anda.

 

Sonbahar kış döneminde okurları hangi sürprizler bekliyor?

5 Ekim’de Nermin Yıldırım’ın yeni romanı Misafir raflarda yerini alacak. Ayrıca Nermin’in daha önceki romanlarından Saklı Bahçeler Haritası da artık hep kitap logosuyla okurlarına ulaşacak. O kadar çok sorup, “Sizden çıksın, almak için bekliyorum” diyen vardı ki, yeni kitap kadar bu kitabın tekrar baskısı da bir müjde olacak sanırım Nermin’in sadık okurlarına. Fotoğrafın Kısa Öyküsü ve Sanatın Kısa Öyküsü adlı sanat kitaplarımız geçtiğimiz günlerde buluştu okurlarla. Ve gerçekten çok ilgi çekti. Çok sevindirici bu da bizim için. Atölye serisi bu kez bir senaryo kitabıyla sürüyor: O Kediyi Kurtar. Ayrıca “Resim Sanatında Kedi”, “Köpek” ve “Kuş”un ardından şimdi de sırada “At” var. Ayrıca tiyatroseverler için de bir sürprizimiz var. Sevinç Erbulak bir öykü kitabıyla bu kez de okurlarıyla buluşuyor: Artık Aranmayanlar Gezegeni. Polisiye edebiyatın güçlü kadın sesi Elçin Poyrazlar da hep kitap ailesine katıldı, yeni romanı Mantolu Kadın kasım ayında raflarda olacak. Ailemize katılan bir başka yeni ve güçlü yazar da Faruk Duman. Fuarda yeni romanı okurlarla buluşacak, daha sonra da külliyat yavaş yavaş hep kitap logosuna kavuşacak. Semih Erelvanlı da hep kitap’ın yeni isimlerinden biri. Külleri de onun distopik romanının adı. Paul Beatty’nin Booker Ödüllü romanı Sellout Fuat Sevimay çevirisiyle fuarın sürprizlerin biri olacak. Ve bir de anı kitabı: Zenne ve Çekmeceler filmleriyle tanıdığımız sinemacı Caner Alper çok ilgi çekici bir hayat hikâyesiyle karşımıza çıkıyor: Temiz Aile Çocuğu.

Çocuk kitaplarına gelince yerli yazarlarımızın adını vereyim, tek tek projelerden söz etmeyeyim, yoksa sanırım sayfalarca yazmam gerekecek😊 Aytül Akal, Mavisel Yener, Fuat Sevimay, Göknur Birincioğlu, Deniz Üçbaşaran yeni kitaplarıyla çocuklarla buluşacak olan önemli isimler.

 

 

Deniz Yüce Başarır – Özyaşam Öyküsü

1966 İstanbul doğumludur. Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünde okurken başladığı seslendirme ve çevirmenlik mesleğini uzun yıllar sürdürdü. Reklam ajansında, çeşitli televizyon programları ve belgesellerde metin yazarlığı, danışmanlık yaptı. CNN TÜRK’te kendi hazırladığı Kitapça adlı programı sundu. 2004-2016 yılları arasında Doğan Kitap’ta önce editör, sonra pazarlama direktörü, en son olarak yayın direktörü olarak çalıştı. 2016 yılı Ocak ayında Doğan Kitap’tan ayrıldıktan sonra aynı yılın Mayıs ayında hep kitap’ın kurucu yöneticilerinden biri olarak görev aldı. O tarihten beri de yayınevinin Genel Yayın Yönetmenliği’ni sürdürmektedir. Başarır’ın tiyatro ve roman çevirileri, ses verdiği çeşitli sesli kitapları da vardır.