Mesut Barış Övün

25 Şubat 2018

 

  1. Burada adı değişmiş ya da ben yanlış hatırlıyorum, Liliana Ağlıyor olmuş. Enis Batur, üst üste üç defa okudum, diye yazdığından beri, yani diyebilirim ki yıllardır, onu okumayı bekliyordum. Ben ilk duyduğumda ismi Liliana’nın Gözyaşları idi. Nasıl adlandırıldığı bir yana, çarpıcı bir öyküymüş gerçekten, geri dönülmeyecek noktaya geldiğini bilen kişinin kendi yokluğunu da mecburen kapsayan olasılıklar dünyası. Ölüme benzeyen bir şey var havasında! EB onu andığı (ve övdüğü) yazıda bir yandan kendine söyleniyordu; yeni metinlere, farklı yazarlara açılması gerektiği bir dönemdi, peki o ne yapıyordu, aynı öyküyü üst üste üç kez okuyarak?
  1. Ne var ki hak vermemek elde değil, eldeki işe bakınca. Cortazar kendini yeniden okutmaya mahir, dahası bunu teşvik eden öyküler yazmış, ben de mesela Yaz’ı ve Öğleyin Ada’yı ikişer kez okudum, daha da okurum, diye düşünüyorum, hele biraz zaman geçsin. Belli belirsiz bir gizem duygusu taşıyan bu öykülerin temel özelliği akıcı olmaları ve oyuncu tavırları. Ayak İzlerinde Adımlar’daki bazı öykülerin içine girmek doğrusu emek işi, söyleneni takip etmek özel bir dikkat istiyor. İlk başta bir kaos çatılıyor yazar tarafından, sanki metinle okuyucusu arasında bir mesafe bulunsun isteniyor. Ama tadı alındığında, davetkar ve kıvrak bir dilin izleri beliriyor satırların arasında, öyküler sizi sık sık geri çağırıyor. Mesela, Öğleyin Ada bir takıntı hikayesi ve dikkat etmek gerek çünkü bir müddet sonra Cortazar okumak da takıntıya dönüşebilir.
  1. Julio Cortazar yazdıklarının özünü ya da yazma edimine yüklediği anlamı Kindberg Denen Yer’in içine gömmüş sanki. Katmanlı, mikro zamanın sarkaç gibi kullanıldığı bu öykü, önce sıkışan ama okudukça açılan, ilerledikçe başa dönen, baş döndürücü güzellikte bir metin. Cortazar’ın kimi öyküleri hayatın olağan akışının dışında akıyor; zamanı tersine çeviriyorlar, anlarla oynuyorlar, hatta denebilir ki insanın nefes alıp verme temposuna uymayan, bu tempoyu bozan bir ritme sahipler. O yüzden diyorum, Kindberg Denen Yer bu yazınsal seçimin en yoğun formu olarak görülebilir. Hikâyenin ana gövdesini bir çırpıda ve kesik kesik özetleyen bir ilk paragraf ve bu ilk paragrafın anlam kazanması için kat edilmesi gereken uzun yol; Cortazar’ca bir oyun olmalı bu.
  1. Bir tuvalin üstündeki ince tül usul usul kaldırılır ve oraya önceden çizilmiş resim karşımızda yavaşça belirir. SylviaHastaların Sağlığı ve adı ayrı güzel kendi ayrı güzel öykü Senyorita Cora gerçekten sıkı ve dolu metinler ve, evet, sadece bir kez okunmaları onlara haksızlık olur.
  1. Zaman döneniyor, seslerle düşüncelerin iç içe geçmesi, yer değiştiren nesneler, hikâyenin bir içinde olan bir dışında kalan karakterler, daha cümle bitmeden değişen anlatıcılar… Oyun sürüyor.
  1. Bu, bir öykü kitapları toplamı ve metinler hiç kuşkusuz sanatçının yazınsal tarihinde belirli evreleri imliyorlar. Benim dikkat çekmeye çalıştığım, dikkatimi çeken öyküler daha çok Sekizyüzlü ve Bütün Ateşler Ateş adlı kitaplarda yer alan metinler. Hayranlıkla okudum onları, daha önce tanıştığım Cortazar metinlerinden biraz farklı olduklarını gördüm. Teknik anlamda daha başka bir yere konumlanıyorlar. Mesela, birkaç yıl önce yine severek okuduğum Mırıldandığım Öyküler tam böyle değildi zira orada biraz acıması vardı yazarın!

 

Ayak İzlerinde Adımlar, Julio Cortázar, Çev: Süleyman Doğru, Sf. 655, Aralık 2017.

 

Mesut Barış Övün – Özyaşam Öyküsü
İngilizce Öğretmeni. Hacettepe İngiliz Dil Bilimi Bölümü mezunu. Halen Sakarya Üniversite’sinde çalışıyor.