Header Reklam
Ana Sayfa Yazılar Kitap Eleştiri Kentin Şarkısı, Düşün Görüntüsü

Kentin Şarkısı, Düşün Görüntüsü

Bir kentin bütün sokaklarını arşınlamak, arşınladıkça tanımak gerekir. Tanıdıkça sever, sevdikçe bağlanır, bağlandıkça kalırsın. Unutma! Kaldıkça çağrılır, çağrıldıkça gider, gittiğinde özler, özlemin içine sığmadığında başlarsın anlatmaya. Anlattıkça merak uyandırır, merak uyandırdıkça geri gönderilirsin. Marco Polo gitti, Kubilay Han’ın hükümdarlığındaki elli beş kenti gezdi. Belki dünyayı gökyüzünden izledi. Belki Kubilay’a yalan söyledi. Olmayan kentler kurdu belki de. Görünmez Kentler’i görmeye çalıştı. Gittiği her kentin sokaklarında kayboldu, sevdi, bağlandı. Sonunda hep çağrıldı. Anlattı ve merak uyandırdı. Öylesine efsunluydu ki sözleri Kubilay görmediği halde çok sevdi bu kentleri ve Polo’yu hep geri gönderdi.

Çift katmanlı bir anlatı Görünmez Kentler. Bir katmanı Marco Polo ve Kubilay Han’ın diyalogları üzerine kurulu. Gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan birine hükmeden fakat hükmettiği kentleri tanımayan ve merak eden Kubilay ile bu kentlere gidip orada gördüklerini anlatmakla mükellef Polo’nun sohbetlerine eşlik ederiz. Kubilay, bu şekilde o kentlere tam anlamıyla sahip olabileceğini düşünür oysa Polo’ya göre bu mümkün değildir. Kitabın tüm gizemi bu bölümde saklıdır. Calvino, insanı zor bir konu olan kent simgesi üzerinden anlatmaya çalışır ve bunu olağanüstü biçimde başarır. Burada yakaladığı sorgulamalar ile atmosferi besler ve diğer katman ile arada köprüler kurarak geçişleri sağlamlaştırır.

Diğer katman Polo’nun Kubilay’a anlattığı modern zamanın efsanesi sayılabilecek ilginçliklere sahip, birbirinden özgün ve imgesel kentlerin tasvirlerine ayrılmış. Yazarın imgeselliği ile gerçekliğimiz arasında köprü kurmakta zorlandığımız zamanlar olsa da hayal gücümüzü sonuna kadar kullanmamızı sağlıyor. Yaşadığımız kente ve insana karşı yeni bir bakış açısı yaratıyor. Kentler “anılar, arzu, göstergeler, ölüler, gizli, takas…” gibi 11 kelime ile gruplanmış. Bunlar rastgele olmadığını düşündüğüm bir sırayla karşımıza çıkıyor. Legolar gibi parça parçalar. Her defasında yaptığınızı bozup yeniden başlayabilirsiniz. Bu bölümde birçok kentin alt metni siyasi ve felsefi göndermeler ile günümüz metropollerine yöneltilen eleştiriler üzerine kurulu. Bu göndermeler her zaman doğrudan iletilmemiş. Yazarın her kent için mesaj verme kaygısı taşıdığını da söylemek zor.

Dünyanın her yerinde birbirine benzeyen kentler var. Yabancı bir kente seyahatinizde nasıl anlarsınız o kentte olduğunuzu? Göstergeleri ile. Kentin göstergeleri öyküsü, imgesi, ezgisi ve atmosferi ile yansır. Polo her seyahatinde yanında getirdiği eşyalarla imgesini yaratırken bir yandan da öyküsünü anlatır, atmosferi odayı çoktan dolduran ve ezgisi kulaklarımızda çınlayan, adını kadınlardan alan elli beş kentin. Calvino bunu “Tamara” kenti üzerinden ustalıkla açıklar bize. Ayrıca ekonomi dersinde öğrendiğimiz gibi sadece ticari takaslar yapılmaz kentlerde. Anılar, arzular, adlar da değiş tokuş edilir. Eufemiakentinin bu bağlamda dikkatle okunması gerekir.

Kitap boyunca Kubilay Han asla tatmin olmaz. İçinde sürekli Polo’nun anlattıklarına karşı şüphe taşır. Kitabın başlarında varlığından şüphe ettiği kentlere karşı tutumu kitabın sonunda kentlerin gelecekte neye evirileceğine dair bir meraka dönüşür. Bizi gelecekte bir ütopya mı yoksa distopya mı bekliyor? Cennet ya da cehennem? Calvino, kitabın son paragrafı ile bu soruları yanıtlarken Kubilay’ın imparatorluğu üzerinden de yaşadığımız kentleri eleştirir, fakat bunu içinde yaşadığımız cehennemlerden bir cennet yaratma hayali ile değil onların kimliksizliklerini, çarpıklık ve olumsuzluklarını gösterme çabası ile yapar.

İnsan kenti yarattı ve bundan binlerce yıl önce ortaya çıkışına sebep olmamış gibi yarattığı tarafından şekillenmeye başladı. İpleri boynuna doladı ve ellerine aldı. Kendi kuyruğunu yiyen bir yılan gibi yarattığı cehennemin içinde bir paradoksa hapsoldu. Siz de yaşadığımız kentlere farklı pencerelerden bakmak istiyorsanız satırlar arasında kaybolmaya hazır olun.

 

Görünmez Kentler, Italo Calvino, Çev: Işıl Saatçıoğlu, Yapı Kredi Yayınları, 2002.