Şimdi gökyüzünde gözleriniz. Bulut bulut, renk renk seyirdesiniz. Bekleyen olma halinizi düşünen sözcüklere dönüyorum. Kaç zaman geçsem duvarların önünde, içerideki yalnızlığınız düşüyor aklıma. En çok da duvarlarla sırlanan zaman.

Dostum tıknefes yaşayandı. Her birinizin derdine dert, sözüne eşlik edebilmek için didinip dururdu. Bir nefes arasında şunları yazmıştı geçen gün bana:

“Dün yine İlhan Çomak günüydü. Normalde İlhan yalnız kaldığı için bizim görüşte de sadece ikimiz oluruz. Hatta bazen gardiyanların İlhan’ı en son almaya gelerek hediye ettikleri birkaç ekstra zamandan da yararlanırız. Dün görüş saati değiştiği için galiba görüş Yeri tam bir düğün, Mevlut evi havasındaydı. Çoluk çocuk, yaşlı , genç, yakınlarını görmeye gelmiş bir sürü insan. Önce bir şaşırdık, sonra güldük bugün de sokakta buluşmamız iyi oldu diye şakalaştık:-) Kalabalık olunca tabi ekstra dakikalar da olamadı; 37. dakikada telefon kesildi. İşin şakası bir yana, cezaevi görüşünden ,  gördüğün ve masumiyetine hukuken de aslında hiç şüphe olmayan birisini geride bırakıp kendi hayatına dönmek çok ağır bir duygu. Her iki kişi için de bir yandan son derece normal ve doğal davranmaya çalışıyorsun diğer taraftan da biliyorsun ki bu son derece anormal ve de haksız bir durum.”

Öfke bazı zamanlarda yetmiyor, nasıl ki kimsiz kimsesizliği düşünürken duvarların ardındaki düşlere uzanırsınız; tıpkı öyle… Susturur bazen sizi öfke. İçinizin vicdan ağacı filizlenirken, yeni sesler üretirsiniz. Sözcüklere yeni anlamlar katarak gitmeyi seçersiniz. Bilseniz de zarfların üzerlerindeki mühürlerin anlamını, siz kalbinizin mührünü pullayarak gönderirsiniz içinizin sesini.

Zamansızız diyordu ya şair; “Bütün kusurları sana yükledik ey zaman/ bir de mekândan münezzeh olana,” (Gülten Akın) sözleri de gönlümüze alınlık olsun şimdi.

Günden güne artan karanlığın örtüsünü çekip alacak sözleri biriktirmenin zamanıdır. Kim ki orada gözlerinden yaralı, kim ki ellerini göz diye kullanır… Hadi yeğin tutun yüreğinizi… Dilsiz göz gibi bakmalı belki de zamana, ki kendi içgözünün sesini yakalayabilmek için. Ruhun gözü de kendini var eder işte orada. Görülmeyeni gösteren, sezilmeyeni sezdirendir. Beklemenin ustası olmak biraz da bunu gerektirir, çünkü öfke biriktirir unutmayın.

Paylaş
Önceki İçerikSiyasalın Peşinde: Dünyaya Tragedyalarla Bakmak
Sonraki İçerik2017 Edebiyatını Nasıl Bilirdiniz?
Avatar
1954’te Erzurum’da doğdu. Yükseköğrenimini Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı. Edebiyat ve karşılaştırmalı edebiyat dersleri verdi. İnceleme, araştırma ve deneme çalışmalarının yanı sıra yazdığı öyküleri ve gezi yazıları çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. 2002 yılından itibaren Dünya Kitapları’nın yayın yönetmenliğini üstlendi. Cumhuriyet ve Üniversitelerde "Günümüz Türk Edebiyatı", "Kültür Tarihi", "Sanat Tarihi", "Eleştiri Kuramları"; "Yaratıcı Yazarlık" dersleri verdi. Başlıca Yapıtları; İnceleme/Eleştiri: (1989) "Gerçekçilik Yolunda" (Cem Yay.), (1995) "Yazınsal Gerçekçiliğin Boyutları" (Ümit Yay.), (2000) "Edebiyatımızın Yol Haritası/Yazınsal Oluşumun Göstergeleri: 1" (Can Yay.), Deneme: (1998) "Işık Ol, Günüme Ah" (Papirüs Yay.), (1998) "Söz Uçları, Yazı Burçları" (Cumhuriyet Kitapları), (2002) "Aynanın Arkası" (Can Yay.), (2003) "Celile'de Kuşlar Ölüyor" (Can Yay.), (2003) "Babil’e Yolculuk" (Doğan Kitap), (2004) "Günün Gölgedeki İzi" (Dünya Kitapları), (2005) "Küllenen Her Şey" (Can Yay.), (2006) "Aşk Hayatı Gölgeler" (İskele Yay.), (2006) "Susan Bir Yerin Dili" (Dünya Kitapları), (2007) "Zamana Yazılan Sözler" (Doruk Yay.), (2008) "Öykü Yazmak Öyküyü Düşünmek" (Doruk Yay.), (2009) "Yazıda Yaşamak" (Pupa Yayınları), Anlatı/Deneme: (2009) "Paris Bir Yalnızlıktır" (Kavis Yay.), (2010) "Erzurum: Bir kentin Solgun Yüzü" (Dharma Yay.), (2010) "Ortaköy: Zamanın Durduğu Bir Yer" (Pupa Yay.), Öykü: (2003) Gönlümün Yitik Yurdunda" (Can Yay.), (2003) "Kar Masalları (Doğan Kitap; 2. Basım: 2009, Kavis Yay.), (2005) "Yoksa Aşk Ölür" (Doğan Kitap), Anlatı: (2007) "Ferhad ile Şirin" (Merkez Kit.), Söyleşi: (1996) "Söz Uçar Yazı Kalır (Toplumsal Dön. Yay.), (2000) "Türkân Şoray ile Yüz Yüze/Gözlerinden Bellidir" (Can Yay.; Genişletilmiş 2. basım, 2008, Turkuvaz Kitap), (2000) "Adalet Ağaoğlu Kitabı" (T.İş bankası Kültür Yay.), (2001) "Söz Uçar Yazı Kalır/Yüzyılın Son Tanıkları" (2 Cilt, Can Yay.), (2003) "Yaşar Kemal’in Sözlerinde Yaşamak" (Dünya Kitapları), (2004) "Edebiyatımızın Kadınları" (1. Kitap, Dünya Kitapları), (2004) "Erhan Bener’in Dünyasına Yolculuk" (Dünya Kitapları), (2005) "İlhan Berk’le Şiirin Anayurdunda" (Dünya Kitapları), (2006) "Ülkü Tamer’le Hayata ve Şiire Dair" (Dünya Kitapları), (2006) "Doğan Hızlan’la Denemenin Dönencesinde" (Dünya Kitapları), (2009) "Emre Kongar Kitabı" (T. İş Bankası Kültür Yay.), Derleme: (1996) "Sürgün Edebiyatı Edebiyat Sürgünleri" (Bağlam Yay.), (1999) "Öykücünün Kitabı" (Varlık Yay.), (2000) "Anadolu Aydınlanmacısı: Fakir Baykurt" (Evrensel Basım Yayın), (2003) "Sözcüklerin Diliyle Konuşmak: Tahsin Yücel ile Yüz Yüze" (Dünya Kitapları), (2004) "Sürgünlüğün Bin Yüzü/Sürgünde Edebiyatçılar" (Can Yay.), (2004) "Yazarın Kitabı" (Varlık Yay.), Ödülleri: 1987 Akademi Kitabevi Eleştiri-Deneme Birincilik Ödülü (Gerçeklik Yolunda kitap/dosyasıyla-Cem Yayınevi, 1989), 1994 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü (“Işık Ol, Günüme Ağ” adlı denemesiyle), 2000 PEN Yazarlar Derneği Onat Kutlar Edebiyat Söyleşi Birincilik Ödülü (Necati Cumalı ile yaptığı “Yazıya Adanmış Bir Ömrün Tanıklığında” adlı söyleşiyle), 2002 Haldun Taner Öykü Ödülü (“Gönlümün Yitik Yurdunda” adlı öyküsüyle) 2004 Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü (Kar Masalları), 2004 Cemal Süreya Deneme Ödülü (Günün Gölgedeki İzi), 2012 Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü (Gölgesi Kalemimin Ucunda Montaigne).