Klasik Rus Edebiyatı; genel itibariyle dönemin toplumundan, rejiminden, sosyokültürel ve sosyoekonomik farklılıkların insanlar üzerindeki etkisinden hareketle günlük hayattan, sınıfsal farklılıklardan (Hayatın hemen her alanında sınıfsal farklılıklar mevcuttur Çarlık Rusya’sında. Devlet memurları, askerler ve hatta tüccarlar bile sınıfsal olarak derecelendirilmektedir bu dönemde) ve Rus topraklarının genişliğinden beslenirken; içine kültürel geçmişin ve zamanla toplumda oluşan geleneklerin etkisiyle şekillenmiş, garip huylu ve trajikomik hayatlar yaşayan karakterleri de yerleştirerek sağlam temeller üzerine kurulmuştur. Gogol, Dostoyevski, Turgenyev ve Tolstoy gibi büyük ustaların hikaye ve romanlarının, Çehov’un oyunlarının temeline yerleşen bu ögeler yıkılmaz birer kolon gibi eserleri günümüze kadar taşımış, hemen her okurun uğradığı bir durak haline getirmiştir.

Yaşanan devrim öncesi ve süreci yine başka kaynaklarla beslemiştir Rus Edebiyatını. Ancak sonrasında sınıfsal farklılıkların ortadan kalkmasıyla birlikte standartlaşan toplum yapısı, ideoloji farklılıklarının önemini yitirmesi, küresel dünyanın standartize ettiği Rus topraklarında edebiyat eserlerinin besin kaynaklarının azalmış olması doğal görülebilir. Elbette bu koşullarda her zaman olduğu gibi yazarlar, üstlere çakılmış bir çıtanın varlığını bildikleri için, farklı kurgularla; modernist/postmodernist bir dil üslup yaratmaya çalışmakta ya da Vladimir Sorokin gibi klasiklerden yola çıkarak kendi eserlerini oluşturmaktadır.

Vladimir Sorokin çağdaş Rus edebiyatının güçlü kalemlerinden biri olmasına rağmen ilk defa dilimize Tipi romanı, Rus klasiklerinin usta çevirmeni Ergin Altay tarafından çevrildi ve kitap Can Yayınları etiketiyle yakın dönemde okurla buluştu. Çevirinin Ergin Altay tarafından yapılmasının önemi büyük. Çünkü çevirmen, Dostoyevski, Turgenyev, Tolstoy gibi Rus edebiyatının kilometre taşlarının eserlerini de dilimize ustalıkla çevirmiştir.

Bu dönemi kendine çıkış noktası olarak belirleyen ve Tipi romanının kurgusunu büyük yazar Tolstoy’un kaleminden çıkan Efendi ile Uşağı hikayesinden yola çıkarak oluşturan Vladimir Sorokin, çağdaş Rus yazarlardan biri olarak anılmasına rağmen klasiklerin gücüne sırtını dayayan ve bu çizgisiyle kendi üslubunu da muazzam bir şekilde oluşturabilmiş bir yazardır.

Yazar kurguda, Tolstoy’un zor koşulları arka plana yerleştirerek karakterleri üzerinden okura; insanı, hayatı, iyiliği ve kötülüğü, açgözlülüğü sorgulatmasından farklı olarak; rüyalar ve mistik, gerçeküstü ögeler kullanarak insanın içine ayna tutmaya çalışıyor. Bir diğer deyişle, Tolstoy’un imzasının başına kendi adını ekliyor.

Tipi romanında, Doktor Platon İlyiç’in (İlyiç, Tolstoy’un da birçok kitabında kullandığı bir isimdir) salgın hastalıkla mücadele eden, karantinaya alınmış bir köye ulaşmak için, kendi köyüne ekmek taşıyan bir köylünün cüce atlarının çektiği kızakla yola çıkmak istemektedir. Akşamın yaklaşması, soğuğun ve tipinin iyice artmasını umursamayan doktor, kızakçıyı ikna eder ve yola koyulurlar. Başı sonu belirsiz, tipinin etkisiyle izlerin çabucak silinip fark edilemez olduğu uçsuz bucaksız topraklarda yapılan yolculukta, yazar kurguyu duraklarla genişletmiş. Platon İlyiç ve köylünün uğradığı duraklarda, ana karakter Platon İlyiç’e gerçeküstü, manevi ve mistik ögeleri de kullanarak içsel bir sorgulama yaşatıyor. Kimi zaman içkiden sızıp soğuktan donmuş devlerin, kimi zaman simgesel bir aktarımla karısının ağırlığı altında ezilen cücelerin, kimi zaman cebe sığabilecek kadar küçük atların, kimi zaman var olmayan garip nesnelerin ve ırkların kurguya kattığı uyarıcı etki de okuru, Vladimir Sorokin’in dünyasının içine çekiyor.

Manevi hırsla yolculuğa çıkmakta ısrarcı Doktor ile maddi hırslarının sürüklediği Efendi arasında karakteristik olarak farklılıklar da fazlasıyla mevcut. Sonu da kurgusal bağlamda Tolstoy’un Efendi ve Uşağı hikayesine benzeyen, geçmişten gücünü alan Tipi romanı, yazarın çağdaş Rus edebiyatında bıraktığı neoklasik bir iz, bir üslup olarak da okunabilir.

 

 

Vladimir Sorokin, Tipi, Çev: Ergin Altay, Can Yayınları, 2019.