Fotoğraf: Yamina del Real

İdris Sezgin

29 Mayıs 2018

 

“Erotizm ile şiir arasındaki bağlantıyı, erotizm bedenin şiiridir, şiir de dilin erotizmi, diye açıklarsak abartmış olmayız.” Erotizm, cinselliğin kalıplarıyla yetinmemeyi ilke edinip sonsuz bir hayal ile farklı biçimlerde, beden ve ruha yeni fikirler sunar. Bu fikirler, bedenin ve ruhun ölümsüzlük isteğinin kendince karşılanmasıdır. Şiir için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Dilden sonsuzca biçimler yaratarak kendini var eden, kendini var ederken ölümsüzlük arzusunu bir nebze de olsa gideren düşün, hayalin erotik eğretilemesidir.

“Şiir, anlatmaya özenmez, var olmaya özenir yalnızca. Şiir tıpkı erotizmin üremeyi ayraca alması gibi iletişimi ayraca alır.” Erotizm, cinselliğin doğal yapısını bozup onu şekillendirerek kendine dönüştürürken, şiir de dilin doğal yapısını değiştirerek var olur. Doğal olanı reddetmelerinin sebebi doğal yokoluşa bir başkaldırıdır. Bu başkaldırı, haz merkeze alınarak yapılır. Acı ancak hazla unutulabilir. Her ne kadar hazda acı da belirse de, bu onun doğal olana yenilme korkusudur.

İkisinin De Ölümle Arası Yok

Şiir ve erotizm yürürken aynı adımlarla iz bırakırlar. Erotizmde ilk dokunuş nasıl önemliyse şiirde de ilk dize önemlidir. Son dize de şiirsel gücün ya da varlığın ölüme yakın durduğu o hazzın tüm havası ve doruk noktasıdır. Pascal Quignard, “Şiir, dilin ucundaki adın tam tersidir ” der ve ekler: “Doyuma ulaşmak istiyorum, ölmek istiyorum”.

Yatakta sevişen bir çift düşünelim. Bunlardan biri “beni öldür” dediğinde asıl kastettiği şeyin ölüm olmadığı, bunun tam tersi olduğudur. Orada şiirsellik karşıtlığı üzerinden var olur. Öbür türlü de düşünülebilir, ölüm bedenin dönüşmesiyse, “beni öldür” dediğinde sevişmenin her iki tarafının kısa süreli olarak geçici bir ölüm yaşama arzularını da açığa çıkarır. Erotizm soyun devamıyla değil; haz ile ölümsüzlüğe ulaşmaya çalışır, tıpkı şiirin dili dönüştürerek kendi varlığını sadece kendisiyle sürdürmeye çalışması gibi.

Musiki her ikisinin de varlık nedeninin bir parçasıdır

“Uyak ise seslerin çiftleşmesi,” der Octavio Paz. Erotizm aksaklığı nasıl kabul etmiyorsa, şiir de aksaklığı reddeder. Bu erotizm ve şiirin duygu yönüne bir gönderme olarak okunabilir; ama hazzı ve düşünceyi (ölümsüzlükle taçlanma fikri ya da doğal olanı dönüştürme fikri) kendi varlığının parçası kılma gayesidir. Duygunun kendine ait bir anlamı ve düşüncesi vardır. Bu musiki ile genel havaya yayılır ve ortaya bir yapı çıkmış olur. Böylelikle söz ve bedenin içindeki ses, tanrıya ulaşma derdi olmadan yeryüzünün ölümsüzlüğüne dokunur.

Erotizm ve şiirin varlık nedeni doğalın ve toplumun dayatmasına bir itirazdır. Bunu yaparken de hayalin ve tutkunun sınırlarını sonuna kadar kullanırlar. Böylelikle baskılanan ya da sınırları çizilen söz ve beden tüm belirlenmeleri yıkarak belirlenmezlik üzerinden kendine ulaşır.

 

[1] Oktavio Paz, Çifte Alev, Çev: Tomris Uyar, Okuyan Us Yayınları.

[2] Oktavio Paz, Çifte Alev, Çev: Tomris Uyar, Okuyan Us Yayınları.

[3] Pascal Quignard, Adı Dilimin Ucunda, Çev: Esra Özdoğan, Sel Yayıncılık.

[4] Oktavio Paz, Çifte Alev, Çev: Tomris Uyar, Okuyan Us Yayınları.

 

İdris Sezgin – Özyaşam Öyküsü
1987 yılında Batman’da doğdu. İlköğretimini köyde, liseyi Batman Gazi Lisesi’nde tamamladı. Harran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’nden mezun oldu. Varlık, Yasakmeyve, Evrensel Kültür, Akatalpa, Şiiri Özlüyorum, Kurşun Kalem, Lacivert, Eliz Edebiyat, Ekin Sanat, Edebiyat Ortamı, Avanos, Caz Kedisi, Granada, Şehir, Şiir Dalı, Gerçek Edebiyat, İmece, Silgi, Bambu, Dört Kalem, Sarı Koza, Evraka gibi dergilerde şiirleri yayımlandı. Doğu’nun Belleği adlı kitabı Yasakmeyve Yayınlarından çıktı (Ekim, 2015). 2016’ da Yaşar Nabi Gençlik Ödüllerinde “Dikkate Değer” ödülü, 2017’de Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü’nü aldı. İstanbul’da yaşıyor.