Hakikati kavrayan bir yazar için yazmak tehlikeli bir uğraşıdır. Kötülüklerin artması, koşulların gün geçtikçe zorlaşması duygu ve düşünce dünyasında sarsıntılar yaratır. Yaşanılan döneme dair birikenler aslında bir karşı çıkışın sinyalidir, meramı olan her kalem bunu hissederek yazmak ister. Hafızalara kazınan eserlerin sorumluluğu belki de buradan geliyor. Huzursuzluk, bilinçli ya da bilinçsiz başkalarının huzurunu kaçırmaya yöneliktir. İşlenen temalar, karakterler okuyanları kendine çekerek düşünmeye, irdelemeye, konuşmaya zorlar. Rutin bir hayata farklı gözlerle bakarak derin izler peşinde koşmanın heyecanı büyüktür. Okurun kitap dünyası böyle bir serüvenin ana merkezi sayılır, atlayacağı yerin derinliğini ölçmek onun istekli devam etmesine, kendini aşmasına bağlıdır, yoksa acılı bir feryadın yankısını taşımak boğulmakla aynı sayılır.

Fransız yazar Pierre Choderlos de Laclos’un Tehlikeli İlişkiler romanı 1782 yılında yayımlandığında ciddi tepkilerle karşılaşmıştır. İnsanların kaldıramayacağı durumlar söz konusu olunca ağırlığı aşikâr öfkeler, utanmaz reflekslere dönüşmüştür. Böyle bir kitabı ancak kötülükten medet uman biri yazabilirdi. Dolayısıyla aklı başında olmayan bu yazara düzenbaz, yalancı, delinin tekiydi denilmesinde bir sakınca yoktu. Bu da yazarın dürüst, namuslu insanlar arasında kalamayacağını, Paris’te kendine masa bulamayacağını anlatıyordu. Tahammül sınırlarını zorlayan kitabın içeriği o dönemin değer yargılarına, inanç ve salon kültürüne aykırıydı, ondan yasaklı bilinmesi çok da önemli bir durum değildi. Fransız Devrimi’nin bile edebi eserin anlaşılması noktasında iyileştirici gücünü konuşturduğu söylenemezdi.

Laclos’un yaşadıkları muhtemelen hayal kırıklığı yaratmış olsa da eserine olan güveni, sahipliği, edebiyata Tehlikeli İlişkiler gibi büyük bir roman bırakmasını sağlamıştır. Farklı kişilerin birbirine gönderdiği mektuplardan oluşan roman, zihinde canlılığını koruyan anlatımlarla merak uyandırıcı bir etkiye sahiptir. İlk andan itibaren okurun hafızasına girecek denli olaylar dizisi olduğu görülür. Kötülüğün insanın haleti ruhiyesine yansıdığını bizzat insana söyleten istekler ile amaçların nihai sonuca ulaşmasındaki şaşkınlıktır. Sır saklamayı bilen bir yardımcınız ile size her koşulda elini uzatacak biri mutlaka olmalıdır. Sosyetedeki itibarınızı her şeyden önemli tutmanız size yapılanları unutmamanıza bağlıdır. Mantıklı davrandığını itiraf edenlerin izahında da diğer insanları ikna etme becerisi devreye girer. Bilgi düzeyiniz gerektiğinde insanları aşağılayacak düzeyde bencil duygular taşımalıdır. Sanki hep bahar mevsimidir yaşanan. Kendini kelebekler gibi özgür düşünenler delice uçunca insan olmanın mükâfatını aldığını sanır. Kim nerden sizi duyacak ki? Hemcinslerin akıl almaz düşmanlığı, kıskançlığı, hiçleştirici yakınlaşmaları mektuplarda acayip bir itibar ve güven sorunu yaratır. Laclos romandaki kişileri ihtimale yer bırakmadan ele almıştır. Onları konuştururken bildiği durumlardan dem vurmuştur. Şaşırıp kalmak okur için tuhaf kaçabilir belki. Pandoranın kutusu gibi açılan kitabın sayfaları normalin çok üstünde bir görüntüye sahiptir.

Eros’un oku satır aralarında gidip gelirken şehvet için soyunanların küstahlığı aşka yer bırakmayacak kadar sinsicedir. Hemcinsini iyi bilen bir kadın olgun davranışlar sergileyip ikili oynarsa bundan sakınmak için o kadını tanımanız lazım, yoksa bu işin varacağı yer ya mezarlık ya manastırdır. Çapkınlığı sanat edinen bir erkeğin özgüveni evli, güzel bir kadının başına bela olursa günah kapısının aralandığını hissetmek zor değildir. Zavallı güzel kadın, yüz vermediği erkeğin kurlarına dayanmaya çalışırken hep yanında beliren ikiyüzlü diğer kadının entrikalarından bihaber yavaş yavaş yelkenleri suya indirir. Amacına ulaşmak karşıdakinin koşullarını anlatmaz aksine hamle yapan kişi ya da kişilerin tavırları daha mühimdir. Saflığın doğal atmosferde buluşmasında güzel bir kadının zarafeti göz doldurur… Karşılıklı çatışma ve çelişkilerle yol alan duygu ve düşünceler başka dünyaları anlatıyor görünse de mektupları okudukça insanları tanımak kadar kendinizi tanımanın yüceliğini keşfedeceksiniz.

Pierre Choderlos de Laclos, Tehlikeli İlişkiler, Can Yayınları, 1. Baskı: 1984.