Header Reklam
Ana Sayfa Yazılar Kitap Eleştiri Tufan Erbarıştıran’ın Merceğinden Kör Baykuş

Tufan Erbarıştıran’ın Merceğinden Kör Baykuş

 

Çağdaş İran edebiyatının kurucuları arasında gösterilen Sâdık Hidâyet, Batı edebiyatı ile Doğu kültürü unsurlarını bir araya getirebilen ender yazarlardan biri olmasının yanında, değindiği hassas konular, maruz kaldığı yasaklamalar ve sansürlerle de her daim tartışma odağı olmuştur. Dönemin İran’ındaki monarşik yönetici sınıf ile katı sofu sınıfının toplum üzerinde yarattığı baskı ve İran toplumunun bu baskılar karşısındaki sessizliği Sâdık Hidâyet’in eserlerinin çıkış noktasını oluşturmuştur.

İlk kez Hidâyet’in dil öğrenmek üzere gittiği Hindistan’da, 1937 yılında basılan Kör Baykuş[1] romanı, Sâdık Hidâyet’in hiç kuşkusuz en tanınmış eserlerinden biridir. Hidâyet’in gerek yaşamı gerekse ölümü okurun ilgisini eserlerinden ziyade yazara çekebilmekte; böylece Kör Baykuş’un kahramanı ile yazar zaman zaman okurun algısında aynı kişiye dönüşebilmektedir. Hidâyet’i anlamak için Kör Baykuş’u anlamak; Kör Baykuş’u anlamlandırabilmek için de belki Hidâyet’i anlamak gerekir.

Kör Baykuş, sosyo-politik eleştirilerin çerçevesinde derin psikolojik öğeler taşıyan, zamansal ve mekânsal uzamları iç içe geçiren, olay örgüsünü düğümleyen, imgelerle yüklü ağır bir roman. Açıkçası okuması “zor” bir eser.

Tufan Erbarıştıran’ın Kör Baykuş üzerine kaleme aldığı İnceleme[2] kitabı okura iki açıdan katkı sağlıyor. İnceleme’nin ilk katkısı Kör Baykuş’un yorumlanmasına yeni bir bakış getirmesi iken; ikinci ve bence daha önemli etkisi ise “zor” kitapların okunmasında okuyucuya referans olabilecek incelemelere örnek teşkil etmesi.

Kör Baykuş, Erbarıştıran’ın deyimiyle çoklu özne çerçevesinde örüntülenen ve yoğun bir imge sisi altında ilerleyen, ayrıca Batı edebiyatından aşina olunan teknikleri Doğu kültürü içerisinde harmanlayan bir eser olarak, farklı okumalar için belki de en davetkâr romanlardan biri.

Ülkemizde Oğuz Demiralp’in 2001 yılında basılan Kör Okur: Sâdık Hidâyet Üzerine Kör Baykuş Merkezli Okuma Denemesi[3] başlıklı eseri, Kör Baykuş üzerine düşünceleri bir kitapta toplayan ilk eser olduğu söylenebilir. Demiralp, Kör Baykuş üzerinden Sâdık Hidayet’i anlamlandırmaya çalışan kitabında, çözümleyici bir yaklaşım izliyor. Kör Baykuş’un ve Hidâyet’in düğümleri analitik düzlemde çözülmeye çalışılıyor. Erbarıştıran ise, Kör Baykuş’u tek odak noktası olarak ele alıyor ve tematik bir yaklaşımla kitabı anlamlandırmaya çalışıyor.

Kör Baykuş romanındaki önemli imgeler, edebi unsurlar, psikolojik anomaliler tek tek konu başlıkları altında irdeleniyor. Erbarıştıran’ın Kör Baykuş’a ilişkin tespitleri, belirli bir sıralama ya da analitik indirgeme kaygısı olmaksızın, kimi zaman Batı edebiyatındaki çağdaşları ile kıyaslamalarla birlikte ve resimden psikolojiye, nörolojiden felsefeye disiplinler-arası bir bakışa dayanıyor. Kısacası Erbarıştıran merceğini kitapta istediği alana yaklaştırıyor ve okuyucunun bu alanı “daha büyük harflerle” okumasını sağlıyor.

Erbarıştıran’ın İnceleme’sinin diğer önemli katkısı da işte tam burada ortaya çıkıyor. Kör Baykuş gibi “çok katmanlı” ve “zor” metinler, okuyucuda “anlamsızlaşma” ve “uzaklaşma” tehlikesi taşıyabilir. İnceleme, bize bu tip metinlerin aslında anlamlandırmak için çok sayıda ipucu taşıdığını, tek yapmamız gerekenin merceğimizi biraz daha yakınlaştırmak olduğunu gösteriyor.

Kör Baykuş gibi katmanlı ve imge yüklü bir esere ilişkin İnceleme’deki yorumlara katılmayanlar ya da bu yorumları daha da genişletenler elbette olacaktır. Örneğin romanda “çoklu özne” yerine “parçalı özne” olduğu, romanın sürrealizmden çok ekspresyonizimi anıştırdığı, düzenli bir bilinç akışı bulunmadığı yönündeki görüşten ziyade bilinç akışının tam da bu düzensizlikte saklı olduğu gibi farklı tartışma konuları ortaya atılabilir – ki bu tip tartışmaların sayısının artması bir yazarın kuşkusuz en çok arzu edeceği şeylerden biridir.

Erbarıştıran’ın Kör Baykuş üzerine İnceleme kitabı, hem harikulade bir derinliğe sahip olan Kör Baykuş romanına kazandırdığı yeni bakış açısı hem de inceleme türüne verdiği katkıyla ön plana çıkıyor. Vasatlıktan muzdarip günümüz dünyasında, Hidâyet’i daha önce okumamış olan okuyuculara yeni bir kapı aralarken, eski okuyucularına da Kör Baykuş’u bir kez daha raftan indirmek için bir fırsat sunuyor.

Erbarıştıran’ın büyük bir titizlikle ve yoğun araştırmalar sonucu kaleme aldığı, Hidayet’in eseriyle hemen hemen aynı uzunluktaki bu İnceleme’nin hem Kör Baykuş üzerine hem de benzer metinler üzerine bu türden çalışmalara örnek teşkil etmesini umuyorum. Özellikle de eserin Farsça aslı üzerine yapılacak bir okumanın, romanın dili ve retorik değeri hakkında da fikir verebileceğini ve böylece Demiralp ve Erbarıştıran’ın çalışmalarını tamamlayıcı bir anlam taşıyabileceğini düşünüyorum.

 

[1] Sadık Hidayet, Kör Baykuş, Çev: Behçet Necatigil, Yapı Kredi Yayınları, 2015.

[2] Tufan Erbarıştıran, Kör Baykuş, Doğu Kitabevi, 2019.

[3] Oğuz Demiralp, Kör Okur: Sâdık Hidâyet Üzerine Kör Baykuş Merkezli Okuma Denemesi, Yapı Kredi Yayınları, 2001.