Murat Yurdakul

5 Temmuz 2018

 

Metin Altıok ve Behçet Aysan, 1993 Temmuz’u Pir Sultan Abdal şenlikleri için gittikleri Sivas’ta diğer misafirlerle birlikte haramilerce yakılıp öldürüldüklerinde, bu yazgının şiirini çoktan yazmışlardı. O şiirlere işaret eden epey yazı yazıldı, dizeler alıntılandı. Behçet Aysan’ın “Sesler ve Küller” adlı şiirindeki şu iki dize de çok anılanlardandır:

yok başka bir cehennem / yaşıyorsun işte“.

 

Bu dizelerin şairi bize nasıl bir şiir toplamı bıraktı?

Elimizde ilk baskısı 1994’te yapılmış olan “Bütün Şiirleri”nin yeni basımı var: “Düello”. Kitaptaki şiirlerin en özgün yanlarından birini bir tür şaşırtmacayla anlatan bu ad, son ve en güzel şiirlerden birinin de adı. Şaşırtmacası ise şurada:

Düello kavramı olağan koşullarda iki kişi arasında ölümüne bir çatışma anlamına gelirken, Aysan’ın en özgün şiirlerindeki çatışmanın iki kişi arasında mı, yoksa tek kişinin kendi içinde mi olup bittiğinden bir türlü emin olamayız. Kitaba adını veren şiirde de öyle.

 

Parçalanmış bir ayna

Bu şiirde, tıpkı Aysan’ın “Ayna” adlı daha eski bir şiirindeki gibi bir aynanın karşısındayızdır. Hem de, modern insan ruhu için söylendiği üzere, parçalanmış bir aynanın karşısında. Ayna, ‘ben’i ayırt etmede başvuru işlevi gören varlık, parçalıdır artık. Şiir boyunca karşılaştığımız imgeler de başlı başına bir ayna metaforu olarak okunabilen İthaka yolculuğunu anıştırır. Düello bilgisi ise sonuncudan önceki dizelerde çıkar karşımıza:

“her gece yeni bir düello / her sabah yeni bir ölüm”.

 

Peki rakip kimdir bu düelloda? Burada ölüm neyin nesidir? Birkaç dize önce söylemiştir aslında şiir kişimiz:

ben bir yanda rakip hayat / denizse köpürdüyordu”

Rekabet, hayat ile ölümün, ölümcül olanın, ezeli çatışmasıdır belki. İkisi birbirini içerir. Ve şiir, “hepsi bu şiire sığacak” dizesiyle biter, yani olanaksızlığa işaretle.

 

‘Gece’ şiirleri

Olanaksızlık, “yıldızları sönmüş gece”… Gece, Aysan’ın belirleyici motifi. Esas olarak karayı, kapkarayı, karanlığı, gölgeyi anlatma eğiliminde olan bir şair Behçet Aysan. İlk kitabının adı “Karşı Gece”ydi. Bu ismi taşıyan bir şiir yoktu o kitapta, ama ‘gece’siz bir şiir de yok gibiydi. Ve sonraki kitaplarında da hep oldu gece, neredeyse bütün şiirlerinde. İnsanın karanlıklarını görüp gösteren bir ruh. 1978 tarihli “Üç Anı Üç Şehir” adlı şiirinde, kadim melankoli simgesi ‘kara güneş’ de vardır. Ama ‘kara bir güneş’ biçiminde, yani belirtisiz; saplanıp kalmak yok.

Toplumsal mücadelenin yükseliş dönemlerinde yazmış pek çok şair gibi Aysan da, bir karşı ağırlık ararcasına Nâzım fırtınasına kapılmış naif şiirler de yazmıştır. Buna karşılık, çok ilginçtir, “Düello” adlı olan dahil hece vezninde şiirler de yazmakla birlikte, heceyi herhangi bir toplumcu gerçekçi klişeye yaklaşmanın aracı kılmış değildir. Son dizelere doğru Ravel’in Bolero’sunu andıracak biçimde bozar zaten vezni çoğu kez.

‘Toplumcu gerçekçi’ şiirlerinden bazıları da derin sezgilerle yazılmıştır. Bunlardan “Beyaz Başörtülü Kadınlar” adlı olanı başlı başına bir bilicilik örneğidir. Bizim buralarda henüz Cumartesi Anneleri başlamamışken, Arjantin’in Plaza de Mayo anneleri için yazılmış olan bu uzun şiirde bugün tüm adların yerine buralı karşılıklar yazabiliyoruz. Cumartesi Anneleri bu şiirden haberdarlar, Altıok ve Aysan’ın kızları onlara okudukları için. Ve Behçet Aysan, şiirinin gözaltında kaybedilen başkişisi Jose Antonio’ya göndermeyle, son dizeye “Jose Antonio benim” diye yazmış olduğu için.

 

Cennete gitmek isteyenlerin cehenneme çevirdiği mahlukatların şair yaktıkları bir toplumda nasıl biter bu yazı?

Yine son şiirlerinden Orpheus”un son dizeleriyle belki:

“hani düşlerin ve ölümün annesi gece / gelip örtecekti yorganını üstümüze”

 

 

Murat Yurdakul – Özyaşam Öyküsü
01.01.1980’de Adana’da doğdu. Anadolu Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümünü tamamladı. Yazın hayatına öyküyle başladı. Öyküleri, şiirleri ve yazıları Varlık, Kitap-lık, Milliyet Sanat, A Edebiyat, Yom Edebiyat, Ekin Sanat Edebiyat ve Düşün, Edebiyatist, KaraKedi dergilerinde yayımlandı. MevzuEdebiyat.com’da edebiyat tahlili, şiir ve roman eleştirisi yazıları yayımlanıyor. İtalyanca, İspanyolca ve İngilizce’ye şiir çevirileri de yapan Yurdakul’un verbal yeteneği geniş bir lisan yelpazesinden oluşuyor. Murat Yurdakul, ileri düzeyde İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce
biliyor.
Şair / yazar;
● International poetry competition “Vıtruvıo Prize” – XIII Edition- year 2018 ‘La voce di mia
madre’, D Barış Silahları bölümünde liyakat ödülüne layık görüldü.
● “Espaco do Ser” adlı Portekiz’de yayımlanan bir edebiyat dergisinde çağdaş Türk şairi
olarak yer aldı.
● “Opa Antthology” modern şair antolojisi seçkisinde yer aldı.